Ana SayfaEtkinlik TakvimiDoğa YürüyüşleriDağ TırmanışlarıDiğer EtkinliklerEğitim NotlarıYürüyüş RotalarıHaber - DuyuruEtkinlik VideoHakkımızda


ORDU DAĞCILIK KULÜBÜ

GEZİ ROTALARI

Parkur 1 Eminem Pınarı-Otel-Tosunalan (4 km)


   
Kabadüz ilçesinde, tabiat parkı ilan edilen Eminem Pınarı Mesire Yeri’nin içindeki konaklama tesisi, günübirlik kısa yürüyüş rotamızın çıkış noktası olacak. Otelin girişinden az önce rastlayacağınız batıya doğru uzanan orman yolu üzerindeki tabelanın önünden yürüyüşe başlıyoruz. Yaklaşık 300 metre sonra bir başka tabela, geniş bir daire yaparak aynı noktada buluşacağımız iki farklı güzergâh seçeneği sunuyor bize. Daha yumuşak bir eğimle yükselen sağdaki orman yolunu seçmenizi öneriyoruz. Ağaçlarla bezenmiş yola girdikten yaklaşık 250 metre sonra bir kavşak noktasına ulaşacaksınız. Burada sola yönelin. Yol bir dere yatağına ulaşınca patikaya dönüşecek. Tosunalan oba sakinlerinin Eminem Pınarı mevkisindeki tezgahlarda satmak üzere taze sebze taşımak için kullandıkları patika, sık bir orman dokusu içinde yükseliyor. Güneşin ulaşamadığı gölgeli ve nemli alanlarla bezeli güzergâh üzerinde, birçok mantar çeşidine rastlayabilirsiniz. Toplam iki kilometrelik yürüyüşün sonunda bir sırta konumlanan ve geniş bir panoramaya sahip olan Tosunalan Obası’na geliyoruz. Kısa bir molanın ardından obanın ana yola ulaşımını sağlayan güneydoğu yönündeki toprak yola giriyoruz. Virankahve Boğazı adı verilen mevkiye yaklaştığınızda, asfalt kenarında taze sebze, turşu ve mantar satan tezgahları görebilirsiniz. İşte bu noktada yer alan tabela sizi sola doğru yönlendirecek. Bir kısmı taş döşeli olan bu yolda önce kısa bir süre yükselip daha sonra yürüyüşe başladığınız noktaya doğru inişe geçeceksiniz.

 

 

Parkur 2 Çaldım Köprüsü-Bağlarca (Kabakdağı) (4 km)


    Ordu ilindeki ekoturizm bölgelerinden biri olan Fatsa’nın Kabakdağı köyünde, çeşitli outdoor etkinliklerinin yanı sıra yürüyüşler de düzenliyor. Anlatacağımız rotayı iki farklı şekilde yürüyebilirsiniz. Dileyenler dere kenarında fındık bahçelerinin içindeki patikalardan ilerleyen kırmızı-beyaz işaretlerle belirlenmiş güzergâhı seçebilirler. Biraz ıslanmayı göze alanlar ise dere boyunca akarsu yatağını takip edebilirler. Minik göletler, çağlayanlar ve iki eski değirmen gibi çeşitli sürprizlerle renklenen parkuru herkes kolaylıkla yürüyebilir.

 

 

Parkur 3 Çambaşı-Turnalık (6 km)


    Giderek gelişen Kabadüz-Çambaşı Yaylası’ndaki bir başka yürüyüş rotasının başlangıç noktası Çambaşı Boğazı mevkisi. Asfalt kenarından başlayan yürüyüş, 1954 metrelik Çambaşı Tepesi’nin yamaçlarındaki toprak yolda ilerliyor. Vericiye giden Kayadelen Pınarı sapağını geçerek nefis bir manzara noktasına ulaşıyoruz. Burada Turnalık Yaylası yerleşim alanı, Susuz Dağı, orman örtüsü ile kaplı Turnasuyu Vadisi’nden oluşan muhteşem manzarayı seyredebilirsiniz. Sonra aşağıda evlerini gördüğümüz Hevrek Obası’na doğru inişe geçiyoruz. Yerleşimin sonuna yaklaştığımızda, soldaki patikaya girerek ağaçlar arasında yürümeye devam ediyoruz. Orman yoluna dönüşen güzergâh, Kabalak-Çambaşı Göleti istikametinden gelen toprak yola kavuşuyor. Artık Turnasuyu’nun kollarından biri olan Kabalak Deresi’ni sağımıza alarak ilerliyoruz. Önümüze çıkan alabalık tesisini geçtikten sonra yükselmeye başlayan rota, vadiden ayrılarak sola doğru kıvrılıyor. Altı kilometrelik bu keyifli yürüyüş Çambaşı-Turnalık asfaltının Çıtlak Obası mevkisinde sona eriyor.

 

 

Parkur 4 Boztepe-Taşbaşı Mahallesi-Merkez (7 km)


    Boztepe seyir terasından başlayan parkur, tarih ve sivil mimari açısından oldukça doyurucu bir kültür turu aynı zamanda. Parke taşlı bir yoldan Karadeniz ve Ordu kent merkezi manzarasını seyrederek inişe geçiyoruz. Etrafı fındık bahçeleriyle çevrili bu yol, dik bir eğime sahip olduğu için araçlar tarafından pek tercih edilmiyor. Döne kıvrıla şehir merkezine doğru inen güzergâhı izleyip Taşbaşı Mahallesi’ne ulaşarak sokaklar arasında ilerlemeye devam ediyoruz. Taşbaşı, Ordu eski kent dokusundan kesitler görebileceğiniz güzel bir semt. Yeni evlerin yanı sıra restore edilen eski yapıların da yer aldığı bu alan, Ordu’nun geçmişteki yüzünü temsil ediyor. Şimdilerde kültür merkezi olarak hizmet veren Taşbaşı Kilisesi’nin yakınlarında bir yorgunluk kahvesi molası verebilirsiniz. Menekşe Sokak’taki tarihi binaların ardından Fidangör Caddesi’ne çıkıp sola dönerek Düz Mahalle Kilisesi’ne ulaşıyoruz. Günümüzde tiyatro olarak kullanılan binayı gezdikten sonra bir üst caddeye çıkarak Nüfus Müdürlüğü, Askerlik Şubesi ve Valilik binalarını geçip Etnografya Müzesi’nin önüne geliyoruz. Geçmişte Paşaoğlu Konağı olarak hizmet veren bu tarihi yapı kamulaştırılarak müzeye dönüştürülmüş. Meydana geri dönerek el sanatları tezgahlarını dolaşıyoruz. Atik İbrahim Paşa adıyla da anılan Orta Cami bir sonraki durağımız. Kentin kalbinin attığı caddeleri geçerek denize bakan Osman Paşa Şadırvanı ve Aziziye Camisi önünde turumuzu bitiriyoruz.

 

Parkur 5 Turnalık-Gümüşdere (7 km)


    Kabadüz ilçesinde, Ordu’nun turizm alanındaki en önemli organizasyonlarından biri olan Vosvos Şenliği’nin yapıldığı saha, etkinliğimizin çıkış noktası olacak. Arpalık Mahallesi’ne kadar evler arasından geçen traktör yolunu izleyen parkur, yerleşim çıkışında soldaki patikaya giriyor. Kömüş Deresi solumuzda kalacak şekilde manzaralı bir rotada yürüyoruz. Osmanalan’a eriştiğimizde önümüze çıkan yoldan karşıya geçerek, önce traktör yoluna ardından da patikaya yöneliyoruz. Bahar aylarında mantarların süslediği ormanlık alanda bol oksijen soluyarak yürüyüşe devam ediyoruz. Sürekli inişi içeren rota, tekrar toprak yola kavuştuğumuz Cork Harmanı’nda karşıya geçerek, önünüze çıkan tek evin yanından patikaya giriyor. Buradan aşağıdaki Derinçay Vadisi’nin yemyeşil koridorunu tüm ayrıntılarıyla görebilirsiniz. Kuşburnu ve eğreltiotlarıyla bezeli patika, yokuş aşağı devam ederek Alçakbel köyüne ulaşıyor.Bu noktada sola dönerek kısa bir süre köy yolunu takip ediyoruz. Sağda, köylülerin Tilkitaşı olarak adlandırdığı mevkideki şelaleyi görebilirsiniz. Yaklaşık 150 metre sonra sağa yönelerek Gümüşdere köylülerinin eskiden yaylaya çıkmak için kullandığı patikaya giriyoruz. Bu eski göç yolu, döne kıvrıla dere yatağına doğru inişe devam ediyor. Ahşap köprüden geçerken sağınızda küçük bir şelale daha göreceksiniz. Vadinin asıl sürprizi ise biraz ileride yer alan büyük şelale. Tilkitaşı mevkisinde fotoğrafladığınız şelale kadar yüksekten düşen bu doğa harikası, rotaya ayrı bir renk katıyor. Yürüyüş parkurunun bir başka güzelliği de kaya mezarları. Biraz ileride varacağınız çeşme yanından ayrılan dar patikadan ulaşılan kayalara oyulmuş iki mezar, yükseklerden tüm vadiyi seyreden bir konumda. 1512 metre irtifadan başlayan etkinliğimiz, 652 metredeki dere yatağına kadar iniyor. Köprüden karşıya geçip toprak yola girerek, Gümüşdere köyüne doğru yürüyüşe geçiyoruz. 867 metrede yer alan köy okulu, bu keyifli yolculuğun bitiş noktası olacak.

 

Parkur 6 Bozat-Aygır Gölü-Karagöl Zirve (8 km)


    Karagöl eteklerine konumlanan Bozat Yaylası, Giresun ili sınırlarında yer almasına rağmen ulaşım kolaylığından dolayı Ordulular tarafından sık sık ziyaret ediliyor. Yürüyüşe, yayla ortasındaki iki çeşme arasından Karagöl Dağı’na doğru yönelen toprak yoldan başlanıyor. Yaklaşık 2 kilometre sonra, dağın eteklerinde sola döndüğü yerde toprak yolu terk ediyoruz. Söz konusu yol Aygır Gölü yakınlarına kadar devam ediyor. Pek belirli olmayan bir patikadan yükselmeye başlayacağız. Kayalık bölgeye ulaştığınızda güzergâh size iki seçenek sunacak. Sola dönerek buzul gölünün bulunduğu çanağa ulaşmanızı öneririz. Birçok kişinin Karagöl diye bildiği, ancak asıl adı Aygır Gölü olan gölün bulunduğu çanak ilk mola yerimiz. Yemyeşil görüntüsüyle göl özellikle sabah ışığında harika fotoğraflar veriyor. Dinlendikten sonra geri dönerek, patikadan ayrıldığımız noktaya erişiyoruz. Şimdi hedefimiz tepeye doğru dik değil, kuzeydoğu yönünde ilerlemek. Artık çapraz bir şekilde kayalık ve yer yer otlarla kaplı alanda yükselmeye başlayacaksınız. Tüm rota boyunca adımlarınızı dikkatli atmanız gerektiğini, bazı bölgelerde derin çukurlar olduğunu hatırlatalım. Sırta ulaştığınız noktada Giresun ve Sivas il sınırlarını içeren geniş bir coğrafya karşınıza çıkacak. Bu noktadan sola dönerek, kayalık alanda dik bir şekilde yükselmeye devam edin. Birazdan tepede yer alan bir gediğe ulaşacak ve Aksu ile Sağrak göllerini görebileceksiniz.Şimdi aşağıdaki kayalıklara inip sağa yönelerek, nispeten eğimi az bir yüzeyde belli belirsiz ilerleyen patikayı izleyin. 3107 metrelik zirveye geldiğinizde, hem asıl Karagöl’ü hem de Karadeniz’e kadar müthiş bir manzarayı ayaklarınızın altına seren bir panorama ile karşılaşacaksınız. Dönüş yolu için aynı güzergâhı kullanmanızı, sisli ve karlı havalarda risk almamanızı tavsiye ederiz.

 

Parkur 7 Kızılağaç Yaylası-Eriçok Tepesi-Çukuralan (8 km)


    Orman sınırındaki eski evleriyle tipik bir Karadeniz yerleşimi olan Kızılağaç, Ordu’nun en güzel yaylalarından biri. Mesudiye ilçesinin Topçam ve Yeşilce beldelerinde yaşayanların mekanı olan yayla, etkinliğin başlangıç noktası. Çambaşı Yaylası’na ulaşmak için kullanılan toprak yolda yaklaşık 200 metre ilerledikten sonra, önümüze çıkan tabelanın yönlendirmesiyle soldaki patikaya giriyoruz. Ardından traktör yoluna bağlanarak batıya doğru yürümeye devam ediyoruz. Hedefimiz ilerideki kayalık bölge. Sırt noktasındaki kayalıklara ulaşınca sola doğru dönerek taşlar üzerindeki işaretleri izliyoruz. Kayalık alanı sağınıza alarak ona paralel bir şekilde yürüyüp 3. kilometrede zirve noktasına erişeceksiniz. Taşların üst üste dizilmesiyle yapılan korunakların bulunduğu Eriçok Tepesi’nden harika bir manzara seyredebilirsiniz. Açık bir havada, Karagöl Dağı ile Ordu’nun en yüksek noktası olan Gönderiç Tepesi’ni görebilmek mümkün. Dinlendikten sonra zirve noktasından kuzey tarafına dönerek inişe geçin. Biraz dik olan bu iniş sırasında hedefimiz aşağıdaki düzlük olacak. Genel olarak otlarla bezenmiş ve patikanın belirgin olmadığı alanı geçerken işaretleri dikkatli takip etmeniz gerekiyor. Bir sırtta yer alan düzlük bölüme vardığınızda, önünüze çıkan su kaynağında kısa bir mola verebilirsiniz. Şimdi dere yatağını solunuza alarak aşağıdaki ormanlık alana doğru yürümeye başlayın. Kimi yerlerde orman güllerinin oluşturduğu sık doku nedeniyle yürüyüşünüz biraz zorlaşacak. İşaretli patikanın zirveden gelen bir başka patikayla kesiştiği noktada sağa dönün. Artık ağaç dokusunun başladığı alanın hemen üzerindesiniz. Yaklaşık 500 metre yürüdükten sonra önünüzü kesen bir traktör yoluna kavuşacaksınız. Hemen sola dönerek yürümeye devam edin. Orman içinden geçen rota sizi Çukuralan Yaylası’na ulaştıracak.

 

Parkur 8 Kaleköy-Yeşilce (9 km)


    Eski ticaret yolu üzerinde yer alan Mesudiye ilçesi, geçmişten bugüne önemli bir yerleşim alanı. Bunun en belirgin göstergesi ilçe yakınlarındaki Kaleköy Kalesi. Mesudiye’ye 6 km mesafedeki kale, derin bir vadi yatağına konumlanıyor. Köy yerleşkesinin 1 kilometre dışında yer alan kaleyi ve Deliklitaş kaya mezarını gezdikten sonra yürüyüşe başlıyoruz. Mirahor köyüne giden toprak yol güzergâhımızın ilk etabını oluşturuyor. Köprüyü geçtikten hemen sonra sağa ayrılan traktör yoluna yönelerek Mirahor-Konacık arasındaki tali yola giriyoruz. Tarlalar ve bahçeler arasında ilerleyen parkur, sağdaki dere yatağının yarenliğinde Konacık’a doğru devam ediyor. Önümüze çıkan iki köprünün yanından geçtikten sonra toprak yoldan ayrılarak patikaya giriyoruz. Ulaştığımız eski bir değirmenden yaklaşık 500 metre sonra güzergâh asfaltla buluşuyor. Konacık-Sarıyayla arasında ulaşımı sağlayan bu yoldan kısa bir rampa tırmanarak yükseliyoruz. 800 metre kadar bir yürüyüşün ardından rota, Sarıyayla-Yeşilyurt ayrımında sağdaki toprak yola giriyor. Parkurun 7. kilometresinde, Yeşilce beldesinin mahallesi olan Yeşilyurt’a varıyoruz. Beyaz badanalı evleri ve kırmızı sac çatılarıyla dikkat çeken yerleşimde kısa bir mola verdikten sonra tekrar yola koyuluyoruz. Birazdan rotanın en yüksek noktası olan 1366 metre rakımdaki seyir terasına ulaşıp sağımızdaki derin vadi manzarasını izliyoruz. Macerayı seven yürüyüşçüler, vadi içinden ve yamaçlarından geçen eski patikayı kullanarak Yeşilce beldesine ulaşabilirler. Rotamız adı gibi yemyeşil ve geleceğin turizm merkezlerinden biri olmaya aday Yeşilce’de sona eriyor.

 

Parkur 9 Köşe Obası-Şaphane Kilisesi-Topçam (9 km)


    Melet Vadisi’ni yükseklerden seyreden Köşe Obası, ahşap evleriyle Topçamlıların hala kullandıkları gözde bir yerleşim. Rotamızı Topçam ile Köşe Obası arasında ulaşımı sağlayan eski yayla yolu oluşturuyor. Köşe Obası’nda önce toprak yolda biraz yürüyüp, daha sonra dik bir şekilde Gölyanı Obası’na inen eski patikayı izliyoruz. Bir zamanlar yaz mevsimlerinde serinliğiyle insanlara şifa veren Gölyanı, terk edilmiş haliyle geniş bir çayırlık görünümünde bugün. Çeşme başında biraz dinlendikten sonra yerleşimin ortasında yer alan göle doğru yürüyoruz. Gölün sol tarafından ormana uzanan eski göç yolunun ilk metreleri, fundalıklardan dolayı pek belirgin olmayabilir. Kırmızı-beyaz işaretlerin rehberliğinde ormanlık alan içinde inişe geçiyoruz. Yaban hayatla karşılaşma olasılığının yüksek olduğu bu bölgede, olabildiğince dikkatli yürümenizi öneririz. Parkurun toprak yola bağlandığı Değirmen mevkisinde sola dönerek bu kez yokuş yukarı yürümeye başlıyoruz. Ortasında bir ağacın yükseldiği Şaphane (Şapana) Kilisesi, ıssızlığın ortasında kaderine terk edilmişliğin hüznünü yaşıyor. Kiliseyi geçtikten hemen sonra sağa dönüp dereden karşıya geçerek yürüyüşe devam ediyoruz. Tarlalık bir bölgeye erişen patika, daha sonra ormanlık alanda devam edip önünüze çıkan su kanalına paralel ilerleyerek, Topçam yerleşiminin 500 metre üstünde toprak yola kavuşuyor.

 

Parkur 10 Yeşilce-Kızılağaç Yaylası (10 km)


    Mesudiye ilçesine bağlı Topçam ve Yeşilce yerleşiminde yaşayanların kullandığı Kızılağaç Yaylası, Ordu’nun ikinci en yüksek tepesi olan Eriçok’un yamaçlarına kurulmuş.Yeşilce sakinlerinin eskiden yaylaya ulaşmak için kullandıkları güzergâh, rotamızın ana eksenini oluşturuyor. Yemyeşil bir orman dokusu eşliğinde vadi içinden geçen parkur panoramik görüntüler sunuyor. Yavaş yavaş yükselen toprak yol Arpalık ve Kabalak mezralarından geçerek tepe noktasına erişiyor. Demirciosman adıyla anılan bu geniş düzlükte Eriçok Tepesi ve Kızılağaç Yaylası’nı görebilirsiniz. Biraz ileride hafif bir inişe geçen toprak yol Muzadere’den gelen bir başka yolla birleşerek Mesudiye-Çambaşı asfaltına ulaşıyor. Bu noktada yükselen ve “Ordu Yürüyüş Parkurları”nı belirleyen tabelalardan birinin yönlendirmesiyle, soldaki toprak yola girerek Kızılağaç Yaylası’na ulaşıyoruz.

 

 

Parkur 11 Kızılağaç Yaylası-Armutkolu Yaylası-Ertaş Yaylası-Keyiş Köprü (11 km)


    Rotamız vadiler ve boz tepeler arasında doğanın dinginliğine doğru bir yolculuk vadediyor. Kızılağaç Yaylası çıkışından doğuya doğru yürüyoruz. Çambaşı-Mesudiye arasında ulaşımı sağlayan asfalta çıktığımızda, bir dört yol kavşağına ulaşıyoruz. Burası Karadeniz ile İç Anadolu bölgeleri arasındaki geçitlerden biri olan Menderes Boğazı mevkisi. Hemen karşıdaki çeşmenin yanından patikaya girerek aşağıdaki gölete doğru ilerliyoruz. Solumuzda Mesudiye ilçesi Beyağaç köyü sakinlerinin yazlık mekanı Zile Obası yer alıyor. Yürüyüş menderesler çizen küçük bir derenin solundan, nispeten düz bir hatta devam ediyor. Vadi bitimindeki köprüden sağa dönerek Armutkolu Yaylası’na ulaşımı sağlayan toprak yola giriyoruz. Dileyenler dere yatağını izleyebilirler. Ancak bahar aylarında patikanın bir kısmının bataklığa dönüştüğünü ve vadinin Armutkolu Yaylası’nın altında yer alan bölümünün sarp olduğunu anımsatalım. Ordu’nun en yüksek dağı olan 2736 metrelik Gönderiç Tepesi’nin gölgesinde yer alan Armutkolu Yaylası’na varınca kısa bir mola veriyoruz. Ahşap evleriyle dikkat çeken yayladan tekrar yürüyüşe başlayıp, Armutkolu Deresi’ni takip ederek Keyiş Köprüsü’ne ulaşıyoruz. Çeşme yanında kamp kurabilir ya da karşıda Ertaş Yaylası’nın bir mahallesini oluşturan köy evlerinde konaklayabilirsiniz.

 

 

Parkur 12 Ertaş Yaylası Keyiş Köprüsü-Ertaş Merkez-Sinanlı Obası-Hekimoğlu Obası (11 km)


    Birkaç mahalleden oluşan Ertaş Yaylası, Çambaşı Yaylası’nın karşısına konumlanan yamaçlara yayılıyor. Yürüyüş, Alibeyoğlu Deresi’nin üzerindeki Keyiş Köprüsü’nden başlıyor. Dereden karşıya geçerek çayırlıklar arasındaki sınırları belirleyen taş duvar boyunca ilerliyoruz. Duvar bitiminde sağa dönüp yukarıdaki toprak yola çıkıyoruz. Şimdi sola yönelerek kuzeye doğru yürüyeceğiz. Boz yamaçlar ve geniş otluklardan oluşan vadi manzarası eşliğinde ilerlerken, yavaş yavaş yükselmeye başlıyoruz. Alibeyoğlu Deresi’nin sarp ve dar bir vadiye girdiği noktada, toprak yolun kılavuzluğunda yeniden doğuya yönelerek Ertaş Yaylası’nın merkezine ulaşıyoruz. Eğer sisli bir havada yürümüyorsanız karşıda Çambaşı Yaylası’nı ve çam ormanlarını görebilirsiniz..İzlediğimiz toprak yol bir kavşak noktasından sonra traktör yoluna dönüşerek devam edecek. Yaklaşık 1 kilometre sonra ulaştığımız Kavaklıca Obası’nda yeniden yükselerek yerleşimin dışındaki eski göç yoluna giriyoruz. Hedefimiz karşıdaki iki kayalık tepenin arasında yer alan aşıt. Belirgin patikayı izleyerek önce dere yatağına inin. Daha sonra çayırlıklar arasından yükselip Kaleboynu ile Kıngit tepeleri arasındaki aşıta ulaşın. Vardığınız düzlükte koyun ve keçi sürülerinin tuz yalaması için konulmuş düzgün taşlar göreceksiniz. Bu taşları solunuza alarak Sinanlı Obası’na doğru inişe geçin. Önünüzü kesen ve obaya bağlantı sağlayan toprak yoldan karşıya geçip, Hekimoğlu’na inen başka bir göç yolunu takip etmeye başlayın. Aşağıda göreceğiniz meyve ağaçlarıyla bezeli yerleşim, Sinanlı Obası’nın Canik Mahallesi. Birkaç evden oluşan mahalleyi geçtikten sonra, hemen aşağıda görüş alanınıza giren Maden Deresi Vadisi’nin girişindeki Hekimoğlu Obası’na doğru yürüyün. Ordu-Giresun sınırına yakın bir bölgede ormanlık bir vadiye konumlanan Hekimoğlu Obası, rotamızın bitiş noktası.

 

Parkur 13 Sayacabaşı Mesire Yeri-Kurşunçal Şelalesi-Karaoluk Şelalesi (11 km)


    Tamamı toprak bir yol olan rota, ormanlık alanla çevrili derin bir vadi yatağında şelalelerin yarenliğinde ilerliyor. Yürüyüş Ulubey ilçesinin popüler mekanlarından Sayacabaşı Mesire Yeri’nin giriş kapısından başlıyor. 50 metre ilerideki üç yol ağzından sola dönerek toprak yolda ilerliyoruz. Orman deposunu geçtikten sonra vadi giderek daralıyor. Sağımızdaki dere yatağı küçük gölet ve şelaleler yaparken, Kurşunçal Ormanları’nın yeşiliyle renklenen bir ortamda yürüyoruz. Alabalık tesisinin bulunduğu noktada güzergâh, bir dere yatağından karşıya geçerek akarsuyun sol tarafından inişe devam ediyor. Bir süre sonra önünüze çıkacak dört yol kavşağında düz devam edin. Sol tarafınızda etkinliğin ilk sürprizi olan Kurşunçal Şelalesi olanca görkemiyle belirecek. Şelaleyi fotoğrafladıktan sonra yürümeye devam edin. Bu kez başka bir köprüden karşıya geçerek yükselmeye başlayacaksınız. Tepe noktasına ulaştığınızda birdenbire derinleşen vadi, bu kez Kabaçağlayan Şelalesi’ni çıkaracak karşınıza. Kayalık bir boğazdan dökülen şelaleyi ancak uzaktan fotoğraflayabilme şansına sahipsiniz. Artık Karaoluk köyünün ilk evlerine yaklaştınız. Köy girişinde yer alan kahverengi bir tabelanın yönlendirmesiyle sağa dönün. Yaklaşık 200 metre sonra önünüze bir başka tabela çıkacak.Bir kez daha sağa dönerek dere yatağına inin. Sesini duyduğunuz Karaoluk (Çiseli), yürüyüşünüzün 3. ve son şelalesi. Suyun döküldüğü alandaki derin gölet yüzmek için ideal bir yer. Eğer mevsim uygunsa bu fırsatı sakın kaçırmayın.

 

Parkur 14 Hekimoğlu Obası-Maden Deresi Vadisi- Rızvan-Bozat (12 km)


    Çam ormanlarıyla çevrili derin bir vadide yer alan Hekimoğlu, birkaç evden oluşan şirin bir yayla. Önereceğimiz parkur, Kaleköy-Yeşilce-Karagöl rotasının günübirlik etaplarından biri. Patikamız Sinanlı Deresi’nin sağından vadinin içlerine dek uzanıyor. Bir süre sonra orman yoluna dönüşen güzergâh, Maden Deresi ile Sarıkaya Deresi’nin birleşerek Sinanlı Deresi’ni oluşturduğu çatakta bir köprüye ulaşıyor. Bu noktada Maden Obası yerleşiminin evlerini görebilirsiniz. Sola dönerek köprüden karşıya geçin ve dereyi sağınıza alın. Artık yürüyüş ormanlık bir alanda ilerleyecek. Önünüze çıkan başka bir köprüden karşıya geçerek yükselmeye başlayın. Vadinin sonuna yaklaşmış durumdasınız. Önce dere yatağına inerek yaya köprüsünden karşıya geçin ve daha sonra Çayıralan Güzlesi’ne doğru yükselin. Birkaç evden oluşan bu alanda mola vererek soluklanabilirsiniz. Şimdi dik bir çıkış sizi bekliyor. Yavaş adımlarla bu zorlu rampayı tırmanın.Yaylacıların Germeçağzı dedikleri mevkide Çambaşı-Karagöl yoluna ulaşacaksınız. Siz sağa dönerek ilerleyin. Pehlivan mezrasındaki kavşaktan bu kez sola dönerek Rızvan Yaylası’na doğru yürüyün. Bu noktadan itibaren Giresun sınırlarında etkinliğinize devam edeceksiniz. Karşınızda dev cüssesiyle yükselen Karagöl Tepesi, yamaçlarına sakladığı Aygır Gölü ile doğaseverlerin ilgi odağı. Rızvan Yaylası çıkışında soldaki toprak yolu izleyerek yürüyüşünüzü sürdürün. Sağınızda Karagöl Deresi’nin yarenliğinde birazdan Karagöl Dağı’nın eteklerindeki Bozat Yaylası’na ulaşacaksınız.

 

Parkur 15 Köşe Obası-Gölyanı-Topçam (13 km)


    Asfalt yollar yapılarak geleneksel yayla anlayışının giderek yok sayıldığı bir zamanda, baştan sona eski göç yollarının kullanıldığı bir kültür rotasını adımlayacağız. Ordu ilinin en güzel yaylalarından biri olan Mesudiye ilçesine bağlı Köşe Obası, tüm Melet Vadisi manzarasını ayaklar altına seren konumuyla bu sıfatı fazlasıyla hak ediyor. Dokusu henüz bozulmamış Köşe Obası’ndan başlayan parkur, oldukça dik eski yolu kullanarak muhteşem bir manzara eşliğinde Gölyanı Obası’na iniyor. Çeşme başında kısa bir mola verip doğada olmanın keyfini çıkarın. Sonra sola doğru uzanan orman yoluna girin. Yaklaşık 8 kilometrelik bu yol, kimi zaman gökyüzünü bile göremeyeceğiniz yeşil bir tünele dönüşüyor. Papar Boğazı’na ulaştığınızda kırmızı beyaz işaretlerin yönlendirmesiyle sağa dönerek patikaya girin. Şimdi Topçam yerleşiminde yaşayanların Muzadere Vadisi’ne ulaşmak için kullandıkları eski yayla yolundasınız. Virajlarla inen katır yolu, sık bir ağaç dokusu altında döne kıvrıla ilerliyor. Patika, Topçam yerleşiminin 500 metre üzerinde ana yola kavuşuyor.

 

 

Parkur 16 Çambaşı Gölet-Çukuralan Yaylası (13 km)


    Ordu-Çambaşı Yaylası arasında ulaşımı sağlayan ana yol üzerinde bulunan gölet, Kabalak Obası’nın hemen altına konumlanıyor. Küçük göletin yanından batı yönünde obalara giden toprak yola yöneliyoruz. 150 metre sonra Kabalak Obası’yla Hacıkızı mezrası arasındaki patikaya girmek için sağa dönerek yükselmeye başlıyoruz. Tepedeki son evi geçtikten sonra hedef sol çaprazınızda kalan mezarlık olmalı. Çayırlık alanda yükselmeye devam ederek tepeye doğru yürüyün. İşaretler sizi bir tabelanın da yardımıyla traktör yoluna yönlendirecek. Her daim yeşil otlarla bezenen bu yol, konuklarını Susuz Dağı’nın 1997 metrelik Kırtılkaya zirvesine ulaştıracak. Eğer açık bir havada yürüyorsanız Karagöl, Gönderiç ve Eriçok zirvelerinden Ordu il merkezine kadar uzanan geniş bir manzara seyredebilirsiniz.Mola sonrasında tekrar doğuya doğru dönerek aynı güzergâhta yürümeye devam edin. Aşağıda Tekmezar (Ulubey) Obası’na ulaştığınızda toprak yola kavuşarak sağa dönün. Rotanın bundan sonraki bölümü ıssız bir orman dokusunda inişi kapsıyor. Önce Yapraklıbel mevkisinde Turnalık’tan gelen bir başka yürüyüş rotasıyla birleşip daha sonra ilk kavşaktan sağa sapın. Yaklaşık 2 kilometre sonra yine Tekmezar olarak anılan vadi yatağına inmiş olacaksınız. Sağdan gelen dere yatağının yanındaki orman yolu güzergâhınızı oluşturacak. Değirmen Deresi yarenliğinde yükselen parkur, 13. kilometrede sizi geleneksel yayla örneklerinden biri olan Çukuralan’a götürecek. Yaylacıların evlerinde konaklayabileceğiniz gibi gölet kenarına da kamp kurabilirsiniz.

 

Parkur 17 Gerce Obası-Gerce Şelalesi-Kaleboynu Obası (14 km)


  Ordu-Çambaşı Yaylası karayolunun Gerce Obası sapağından başlayan yürüyüş, sürpriz görüntülerle dolu hoş bir serüven vadediyor. Bir tam gün sürecek 14 kilometrelik bu rotanın ilk bölümü, Turnasuyu Vadisi’nin başlangıç kısmı olan İkidere Vadisi’ne doğru inişi kapsıyor. Orman örtüsü içinde ilerleyen yürüyüş, önce bölgenin en güzel obalarından biri olan Gerce’ye erişiyor. Pek fazla bozulmadan korunan bölge, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında doğanın renklerinden oluşan muhteşem görüntülere sahne oluyor. Gerce Obası’ndan giderek daralan vadiye inen orman yolu, Konak mevkisini geçtikten sonra bir kavşak noktasına ulaşıyor. Soldaki yol şelaleye, sağdaki ise Kaleboynu Obası’na gidiyor. Şelaleyi görmek isteyenler sık orman örtüsü içinde ve dar bir vadi yatağında ilerleyen, gidiş-dönüş 5 kilometrelik orman yolunu izlemek durumundalar. Yolun bitiminde önünüze çıkan İkidere ile Enkabaşı Deresi’nin birleştiği noktada, sudan karşıya geçerek bir patikaya gireceksiniz. Artık Giresun il sınırındasınız.Girdiğimiz patika Giresun obalarından Hamzabey’e gidiyor. Biz 150 metre sonra patikadan sağa ayrılarak Gerce Şelalesi’ne iniyoruz. Yaklaşık 12 metreden dökülen bu doğa harikasının önünde oluşan gölet, yüzmek isteyenler için mükemmel bir fırsat. Dinlenme sonrasında Kaleboynu kavşağına kadar geri yürüyüp, daha sonra sola dönerek yükselmeye başlıyoruz. Önce Arpalık’taki kamp alanını geçerek Ablak Taşı mevkisine geliyoruz. Kamp alanında sağa ayrılan yoldan 100 metre ilerlerseniz su bulacağınızı belirtelim. Kayalık alan üzerindeki doğal seyir terasından tüm Turnasuyu Vadisi’ni, Buz Kayası’nı ve karşıdaki Giresun-Ordu obalarını seyredebilirsiniz. Rotanın son etabında yükselmeye devam ederek, Çambaşı’nın bir başka güzel obası olan Kaleboynu’nda etkinliğimizi bitiriyoruz.

 

Parkur 18 Turnalık-Tekmezar Yolu (14 km)


    Orman içinden kilometrelerce yürüyüşü içeren rota, zaman zaman Melet Irmağı Vadisi manzarası eşliğinde sürüyor. Etkinlik Turnalık çıkışından 1 kilometre sonra Isırganlı ve Köklücedibi yaylalarının ayrımından başlıyor. Asfaltın kenarında yer alan ‘Ordu Yürüyüş Parkurları’ tabelasının yönlendirmesiyle sağdaki toprak yola giriyoruz. İki yayla yerleşimini geçtikten sonra parkur orman yoluna dönüşüyor. Önce Çıtlak Deresi’nin yarenliğinde Gümüşdere ve Derinçay vadilerine bakan bir güzergâhı izliyoruz. Susuz Dağı’nın yamaçlarını dolanan yürüyüş rotası daha sonra Susuz ve Tekmezar derelerinin vadilerine doğru yol alıyor. Orman içi yolun otlar ve sarmaşıklarla kaplı olduğunu, bazı yerlerde bitkilerin bel hizasına kadar geldiğini hatırlatalım. Bu ıssız ortamda yaban hayata rastlayabileceğinizi ve grupla birlikte yola çıkmanın daha uygun olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Özellikle sonbaharda rengarenk bir doku oluşturan ağaçlar, parkuru fotoğraf tutkunları için ideal bir mekana dönüştürüyor. Haritada Gölyanı ve Yapraklıbel Ormanı olarak geçen bölgeyi baştan sona kat eden rota, Yapraklıbel mevkisinde Çambaşı Göleti-Çukuralan yürüyüş parkuruyla birleşiyor. Eğer daha önce araç ayarlamadıysanız, 2 kilometre daha yürüyerek Tekmezar Obası’nda kamp kurabilirsiniz.

 

Parkur 19 Çukuralan Yaylası-Köşe Obası- Kızılağaç Yaylası (15 km)


    Tamamen ormanlık bir alandan geçen ve konuklarına müthiş manzaralar sunan bir yürüyüşe ne dersiniz? Bunun için Çukuralan Yaylası’ndan Köşe Obası’na giden orman yoluna girin. Ormanın serinliğini doyasıya hissedeceğiniz parkur, geleneksel yayla örneklerinden biri olan Köşe Obası’na kadar uzanıyor. Bir sırta konumlanan ahşap evler, Melet Irmağı Vadisi’ni yükseklerden seyrediyor. Eriçok Tepesi’nin etrafında geniş bir yay çizen rotanın bundan sonraki bölümü Yaylacık Yaylası’na dek sürekli ormanlık bir alanda ilerliyor. Günümüzde tek bir evin ayakta kaldığı yaylada, çeşme başında bir süre dinlenebilirsiniz. Güzergâh Yaylacık’tan sonra inişe geçiyor. Topçam-Kızılağaç Yaylası ayrımına geldiğinizde sola dönerek yokuş yukarı yürümeye başlıyorsunuz. Bazı bölümlerinde sağınızda yer alan Muzadere Vadisi’ni izleyeceğiniz parkur, 15. kilometrede sona eriyor.

 

Parkur 20 Çambaşı Gölet-Susuz- Tekmezar-Karaaslan (15 km)


    Sadece ahşap evlerin yer aldığı, henüz elektriğin ulaşmadığı ender yaylalardan biri olan Karaaslan Yaylası, aynı ismi taşıyan 1722 metrelik tepenin eteklerine konumlanıyor. Karagöl ve Gönderiç tepeleriyle Derinçay Vadisi’ni kapsayan geniş bir manzaraya sahip olan yayla yaz aylarında şenleniyor. Rotanın ilk bölümü 16. parkurda anlatılan Çambaşı Gölet-Tekmezar kavşak noktasına kadar aynı güzergâhı izliyor. Kavşaktan sonra Tekmezar Deresi boyunca bir süre yürüyoruz.Daha sonra işaretlerin yönlendirmesiyle ilk sapaktan sola ve ardından tekrar yol ayrımıyla karşılaşıldığında sağa dönüyoruz. Artık yokuş yukarı size hayli terletecek bir çıkış yapacaksınız. Göldüzü Tepesi’ndeki orman deposunda düzlüğe ulaşıp ardından Karaaslan Yaylası’na erişeceksiniz.